Adına şarkılar, şiirler ve maniler yazılan 226 metre yüksekliğindeki tarihi Karahisar Kalesi, geçmişten günümüze ışık tutuyor. Birçok inanışa ev sahipliği yapan kale, tüm heybetiyle binlerce yıldır ayakta duruyor.

İHA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Afyonkarahisar'la özdeşleşen KarahisarKalesi'nin, günümüzden yaklaşık 3 bin 340 yıl önce, Arzava ülkesine sefer düzenleyen Hitit Kralı 2. Murşil tarafından, askerlerinin kışı geçirmelerini sağlamak amacıyla yapıldığı sanılıyor. Sırasıyla Lidyalılar, Persler, Helenler, Bergama Krallığı, Pont Krallığı, Romalılar ve Bizanslılar'ın egemenliğinde kalan kale, hicretten sonra İstanbul'u fethetmek amacında olan Emevi halifelerinin, Anadolu'ya yaptıkları seferler sırasında birkaç kez el değiştirdikten sonra, Alparslan'ın oğlu Melikşah zamanında Selçuklu topraklarına katıldı. Defalarca el değiştiren kale, her defasında yeni bir efsane, yeni bir destana ev sahipliği yaptı. Karahisar Kalesi için, Battal Gazi'den Hazreti Ali'ye, Beyböğrek'ten Çavuşbaşı'na ve Horoz Dede'ye kadar pek çok efsane anlatılıyor. Anlatılan bu efsanelerin izleri, günümüzde bile varlığını koruyor.

Halk arasında anlatılan Hz.Ali ya da “Düldül'ün ayak izleri” efsanesine göre; İslam halifelerinden Hz.Ali, atı Düldül'ün üzerinde dağdan dağa uçarak sefer yapar. İşte böyle seferlerin birinde Afyonkarahisar'a gelen Hz.Ali, Hıdırlık Dağı'nda konaklamak için sertçe yere basınca, buradaki bir kaya üzerinde ayağının izi kalır. Daha sonra Hıdırlık'tan kaleye atlayan Düldül, burada da dizginlenince bu kez ön ayağının izi bir kayanın üzerinde kalır. Hz.Ali, Düldül'ü sulamak için su yalağına vardığında, atı bağlayacak bir yer bulamaz ve dört parmağı ile yalağın yanındaki bir taşa vurarak taşı deler ve atı buraya bağlar. Afyonkarahisar Kalesi'nde bugün Düldül'ün ayak izi ile atın bağlandığına inanılan kaya üzerindeki delik, hala daha varlığını koruyor.

 

Not: http://www.haberler.com/efsanelerle-karahisar-kalesi-haberi/    adresinden alıntıdır.